A1 Seviyesi İngilizce Kelimeler
Başlangıç seviyesi. Günlük hayatın en sık geçen temel kelimeleri.
A1 kelime listesi
| # | İngilizce | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | a article | (herhangi) bir, belirli bir tür veya nitelikteki | She bought a book.Bir kitaba ihtiyacım var. O bir sanatçı. |
| 2 | about preposition/adverb | yaklaşık | This book is about history.Partide yaklaşık 20 kişi vardı. |
| 3 | about preposition/adverb | hakkında | This book is about history.Sağlık ve fitness hakkında ilginç bir makale okudum. |
| 4 | above preposition/adverb | yukarıda, yüksekte | The ceiling is above our heads.Uçak yukarıda uçtu. |
| 5 | above preposition/adverb | üzerinde, üstünde | The ceiling is above our heads.Gökyüzü üzerimizde. |
| 6 | across preposition/adverb | karşıda | We walked across the bridge.Evim hemen karşıda. |
| 7 | across preposition/adverb | karşısında | We walked across the bridge.Evim parkın karşısında. |
| 8 | action noun | çalışma, davranış, aksiyon | Quick action saved the day.Bu filmin çok fazla aksiyonu var. |
| 9 | activity noun | etkinlik, faaliyet, hareketlilik | Swimming is my favorite activity.Yüzme benim en sevdiğim aktivitedir. |
| 10 | actor noun | erkek oyuncu, aktör, fail | He is a famous actor.Tom Cruise ünlü bir aktördür. |
| 11 | actress noun | kadın oyuncu, aktris | She is an excellent actress.Oyuncu birçok ödül kazandı. |
| 12 | add verb | toplamak, eklemek, ilave etmek | Add the numbers together.Adımı listeye ekleyebilir misin? |
| 13 | address noun/verb | adres | What is your address?Yeni adresim Main Caddesi’nde. |
| 14 | adult noun | yetişkin, olgun, erişkin | An adult must supervise the children.Araba kullanmak için yetişkin olmalısınız. |
| 15 | advice noun | tavsiye, nasihat öğüt | She gave me good advice.Doktorun tavsiyesi çok faydalıydı. |
| 16 | afraid adjective | korkmuş, korkan, kaygılı | I am afraid of spiders.O, topluluk önünde konuşmaktan korkar. |
| 17 | after preposition/conjunction | sonra, ardından, peşinden | After breakfast, we went to school.Gece yarısından sonra eve geldiler. |
| 18 | afternoon noun | öğleden sonra | Let's meet in the afternoon.Öğleden sonra bir toplantımız var. |
| 19 | again adverb | tekrar, daha, bir daha | Can you say that again?Lütfen bunu tekrar açıklayabilir misiniz? |
| 20 | age noun | yaş, çağ, devir | What is your age?Yaş sadece bir sayıdır. |