B1

B1 Seviyesi İngilizce Kelimeler

Orta seviye. İş ve okul hayatında sık kullanılan kelimeler.

910 kelime · sayfa 1/46

B1 kelime listesi

# İngilizce Türkçe Örnek cümle
1 absolutely adv kesinlikle This is absolutely incredible.Film kesinlikle inanılmazdı.
2 academic adj akademik She has strong academic skills.Bilim alanında bir akademik kariyer yapıyor.
3 access noun, verb erişim I need access to the building.Sisteme erişim için bir şifreye ihtiyacınız var.
4 access noun, verb erişim, ulaşmak I need access to the building.Birçok insan temiz içme suyuna erişimden yoksundur.
5 accommodation noun konaklama yeri The hotel provides comfortable accommodation.Üniversiteye yakın bir konaklama yeri arıyorlar.
6 account noun hesap I have a bank account with them.Dün sosyal medya platformunda yeni bir hesap oluşturdum.
7 achievement noun başarı, başarma His greatest achievement was winning the prize.Ödülü kazanmak onun için büyük bir başarıydı.
8 act verb, noun hareket, eylem, yasa He acted quickly in the emergency.Hükümet yeni bir yasa çıkardı.
9 ad noun reklam I saw an ad for a new car.Televizyonda yeni bir akıllı telefonun reklamını gördüm.
10 addition noun ek, ilave In addition to the price, there's a service charge.Takıma yeni bir üyenin eklenmesi, verimliliği artırmaya yardımcı oldu.
11 admire verb hayran olmak, hayranlık duymak I admire her courage.Onun işine olan bağlılığına gerçekten hayranım.
12 admit verb kabul etmek The cinema admitted over 200 people.Bir hata yaptığını kabul etti.
13 advanced adj gelişmiş, ileri This is an advanced mathematics course.Bu kurs ileri seviyedeki öğrenciler içindir.
14 advise verb tavsiye vermek I advise you to study harder.Doktor ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
15 afford verb maddi gücü yetmek She can't afford a new car.Şu anda yeni bir araba almaya gücüm yetmez.
16 age noun yaş almak, yaşlanmak What is the age of your son?Yaşlandıkça, daha bilge ve deneyimli hale geldi.
17 aged adj yaşlı This is an aged wine.Bina yaşlı, ancak hala etkileyici görünüyor.
18 agent noun ajan, işi yapan He is my real estate agent.Ajan, iki şirket arasında bir toplantı düzenledi.
19 agreement noun anlaşma They reached an agreement on the price.Projede işbirliği yapmayı kabul eden bir anlaşma imzaladılar.
20 ahead adv önde, ileride, ileriye Go ahead, I'll follow you.Benden önde yürüdü.

Diğer seviyeler