C1

C1 Seviyesi İngilizce Kelimeler

İleri seviye. Akademik ve profesyonel bağlamlarda geçen kelimeler.

1415 kelime · sayfa 1/71

C1 kelime listesi

# İngilizce Türkçe Örnek cümle
1 abolish verb ortadan kaldırmak, feshetmek, bozmak The government decided to abolish the old tax law.CEO, verimliliği artırmak için gereksiz bürokrasinin kaldırılmasını önerdi.
2 abortion noun kürtaj, düşük, başarısızlık The debate about abortion is controversial.Birçok kuruluş kürtaj yaptırmayı düşünen kadınların sağlık hizmetlerine daha iyi erişimini savunmaktadır.
3 absence noun yokluk His absence from the meeting was noticed.İşe uzun süreli yokluğu meslektaşları arasında endişe yarattı.
4 absent adj yok, bulunamayan, devamsız She was absent from work yesterday.Grip salgını nedeniyle birkaç öğrenci derste yoktu
5 absurd adj absürd, garip That idea is completely absurd.Filmin konusu o kadar garipti ki istemeden de olsa komik bir hal aldı.
6 abundance noun bolluk, bereket There was an abundance of food at the party.Bahçe rengârenk çiçeklerin açtığı bir bollukla doluydu.
7 abuse noun istismar The report documented cases of child abuse.O, çocukluğunda istismara uğrayan bir kurbandı.
8 abuse noun kötüye kullanma, suistimal etmek, istismar, istismar etmek The report documented cases of child abuse.Kuruluş, savunmasız bireyleri istismardan korumak için çalışıyor.
9 academy noun akademi She graduated from the military academy.Askeri akademi, acemi askerleri hem fiziksel hem de stratejik beceriler konusunda eğitmektedir.
10 accelerate verb hızlandırmak, hızlanmak The car began to accelerate on the highway.Teknolojik ilerlemelerin küresel kalkınma hızını artırması bekleniyor
11 acceptance noun kabul The acceptance of the proposal was unanimous.Sosyal kabul, bireyin aidiyet duygusunu şekillendirmede çok önemli bir rol oynar.
12 accessible adj ulaşılabilir, erişilebilir The library is accessible by public transportation.Online eğitim, kaliteli öğrenimi uzak bölgelerdeki insanlar için erişilebilir hale getirmiştir.
13 accomplishment noun başarı, yetenek Graduating was her biggest accomplishment.Üniversiteden onur derecesiyle mezun olmak onun en gurur duyduğu başarısıydı.
14 accordance noun – e göre, uygunluk, ahenk, gereğince We acted in accordance with the rules.Yeni yönetmelikler gereğince, tüm çalışanların bir güvenlik eğitim programını tamamlaması gerekiyor.
15 accordingly adv (buna) uygun olarak, uygun şekilde The weather forecast predicted rain, and accordingly, we brought umbrellas.Hava tahminleri yarın şiddetli yağmur öngörüyor, bu nedenle seyahatimizi buna göre planlamalıyız.
16 accountability noun sorumluluk, hesap verme, hesap verme sorumluluğu There is a lack of accountability in some organizations.Kamu görevlilerinin karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap verme içinde hareket etmeleri beklenir.
17 accountable adj sorumlu, mesul Leaders should be accountable to their citizens.Yetişkinler olarak, eylemlerimizden ve bunların getirdiği sonuçlardan sorumluyuz.
18 accumulate verb biriktirmek, tasarruf etmek Dust tends to accumulate in corners.Her ay küçük bir miktar biriktirerek, yurtdışı seyahati için yeterli parayı biriktirmeyi başardı.
19 accumulation noun birikim The accumulation of snow blocked the driveway.Bilim adamı gölün dibinde alışılmadık bir tortu birikimi gözlemledi.
20 accusation noun suçlama She denied the accusation of theft.Somut kanıtlar olmadan, kendisine yöneltilen suçlama temelsiz ve haksız görünüyordu.

Diğer seviyeler