B2 Seviyesi Almanca Kelimeler
Orta-üst seviye. Soyut konuları ve teknik metinleri takip etmeni sağlayan kelimeler.
B2 kelime listesi
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | aufregung noun | heyecan, uyarılma, telaş | Die Aufregung war groß.Onun heyecanı açıkça görülüyordu. |
| 2 | aufstellung noun | düzenleme, kurulum, diziliş | Die Aufstellung der Mannschaft war perfekt.Mobilyaların düzenlemesi farklıydı. |
| 3 | ausprobieren verb | denenmek, test etmek | Ich probiere die neue App aus.Bu oyunu denemek istiyorum. |
| 4 | bahnen verb | yol açmak, yolunu hazırlamak | Das Wasser bahnt sich seinen Weg.Orman içinde kendine bir yol açıyor. |
| 5 | bedrohung noun | tehdit, tehlike | Die Bedrohung ist nicht klein.Tehdit çok ciddiydi. |
| 6 | beinen noun | bacak, ayak | Ich stehe auf meinen Beinen.Bacaklarının üzerinde duramamıştı. |
| 7 | beleidigt adjective | kırılmış, hakarete uğramış, incitilmiş | Sie sieht beleidigt aus.Kırılmış görünüyor. |
| 8 | beute noun | av, yağma, ganime | Der Adler trägt die Beute.Aslan avını koruyordu. |
| 9 | binnen preposition | içinde, bir zaman aralığı içinde | Binnen eines Tages komme ich zurück.Bir ay içinde hazır olacak. |
| 10 | blödsinn noun | saçmalık, aptalca şey | Das ist reiner Blödsinn!Bu tamamen saçmalık! |
| 11 | boss noun | patron, şef, amir | Der Boss kommt morgen.Benim patronum çok katı. |
| 12 | claudia proper noun | Claudia (kadın adı) | Claudia ist meine Freundin.Claudia yarın geliyor. |
| 13 | dax proper noun | DAX (Alman borsa endeksi) | Der DAX steigt heute.DAX bugün yükseldi. |
| 14 | din proper noun | DIN (Alman Standartları Enstitüsü) | Das DIN-Siegel ist wichtig.Bu ürün DIN standardını karşılıyor. |
| 15 | drum adverb | davul, drüm (müzik enstrümanı) | Drum gehe ich nach Hause.Drum and Bass çok popülär. |
| 16 | eingeschränkt adjective | sınırlı, kısıtlanmış, engellenmiş | Meine Zeit ist eingeschränkt.Hareket özgürlüğüm sınırlı. |
| 17 | eintrag noun | giriş, not, kayıt, madde | Der Eintrag ist korrekt.Günlükteki kayıt önemli. |
| 18 | erhebung noun | anket, sayım, ayaklanma, yükseltme | Die Erhebung zeigt neue Ergebnisse.Anket ilginç sonuçlar gösterdi. |
| 19 | eurem pronoun | sizin (sahiplik zamiri, çoğul dativ) | Ich gebe eurem Lehrer ein Buch.Sizin tavsiyenize teşekkür ederim. |
| 20 | fing verb | yakaladı, tuttu | Er fing den Ball.O topu yakaladı. |